Amerika 'da yıllar önce bir partiye davet edilen genç içkinin dozunu kaçırır ve sarhoş olur. Partide bulunan bir grup genci alır ve götürür.Genç adam sızmıştır. Uyandığında kendini içi buz dolu bir küvetin içinde çırılçıplak bulur. Üzerinde bir not vardır. "Çabuk 112 yi ara yoksa öleceksin." Yanındaki telefonu alır ve arar.Konuştuğu kişiye halini anlatır.Telefondaki kişi şöyle der: "Kalk ve aynaya bak; vücudunu incele." Genç kalkar aynaya bakar ve vücudunda böbrek yerlerinde kesi görür. böbrekleri alınmıştır. Bu partiyi düzenleyen de Amerika' daki en büyük organ mafyalarından biridir. YORUMU SİZE BIRAKIYORUM! LÜTFEN DİKKAT....
Adam oğlunun odasının önünden geçerken şaşkınlıkla bakakaldı.Yatağı güzelce toplanmış ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu görünüyordu.Baba daha dikkatli bakınca,yatağın üstüne iliştirilmiş zarfı fark etti.Zarfın üzerinde "BABAMA" yazıyordu.Aklından geçen binbir kötü düşünceye yenik düşmemeye çalışarak zarfı açtı ve titreyen elleriyle mektubu okumaya başladı.Sevgili baba; sana bu satırları derin bir pişmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum.Ne olur beni anlamaya çalış.Başka çarem olmadığını bil lütfen baba.Kız arkadaşımla birlikte kaçmak zorundaydım.Çünkü seni ve annemi yaşanacak rezaletten uzak tutmak istedim.Gerçek tutku ve aşkı ben Ayşe'yle buldum ve o öyle tatlıki anlatamam... Şunu biliyordum, siz onun vücudunun her yerine taktığı küpeleri,derisine işlettiği dövmeleri,kendine has çılgın giyim tarzını asla ama asla onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük olmasıda bir sorundu. Fakat benim için bunlar değildi gerçek tutku ve gerçek aşk...Baba Ayşe hamil! Ve Ayşe'nin dediğine göre çok mutlu olacağız.Ormanda kendine ait bir karavanı ve tüm kış yetecek kadarda yakacağı var.Bir sürü çocuğa sahip olma düşünceside rüyalarımızı süslüyor,bize heyecan veriyor.Ayşe benim gözlerimi esrar gerçeğine açtı ve artık biliyorumki esrar kimseye zarar vermez.Esrar yetiştirecek ve insanlara pazarlayacağız ve yine bu sayede ihtiyacımız olan kokain ve diğer uyuşturuculara ulaşacağız.Artık tam anlamıyla bilime yalvarıyoruz dualar ediyoruz şu AİDS in çaresi bulunsun ve Ayşe eski sağlığına kavuşsun die. O kesinlikle iyileşmeyi hak ediyor.Endişelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım ve kendi başımın çaresine bakabilirim.Eminim bir gün geri döneceğiz ve sen kendi torunlarını tanıyacak,seveceksin. Oğlun Ahmet NOT:Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doğru değil.Ben Mehmet' lerdeyim.Sadece sana hayatta masamın üzerinde seni bekleyen karneden daha kötü şeylerin olduğunu hatırlatmak istedim. Ahmet bu mektubunda en acımasız felaketi gösterip kendi en kötüsüne razı etmeye çalışmış babasını.Günümüzdede öyle değilmi?Aileden iş hayatına kadar....Oysa liderlerin yapması gereken kötünün iyisine razı olmak değildir.Daima daha iyiye gidecek sisemleri kurmak ve her adımın iyi işlediğinden ve uygulandığından emin olmaktır. NOT: Kimsenin sizi "kötünün iyisine" mahkum etmesine izin vermeyiniz. ( PEMBE CANDANER)
Hiçbirşey "benimdir" deme.Sadece de ki "yanımdadır".Çünkü ne altın, ne toprak, ne sevgili,ne hayat,.ne ölüm,ne huzur nede keder... DAİMA SENİNLE KALMAZ.
Avustralya, Melbourne doğumlu (1958) sanatçı, kariyerinin ilk yirmi yılında profesyonel kukla yapımcılığı ve oynatıcılığı işi ile uğraşmıştır. Shirl's Neighborhood (çocuklar için hazırlanan televizyon şovu) ve Labyrinth (çocuk filmi) sanatçının hem kukla karakterlerini gerçekleştirdiği hem de seslendirmelerini yaptığı prodüksiyonlar arasındadır. Mueck, ayrıca NY Muppet Workshop şirketinde Muppet tasarım ekibiyle de çalışmalar gerçekleştirmiştir.
Mueck, 1996 yılında Paula Rego için yaptığı Pinokyo heykeliyle Londra’nın ünlü galericisi (Saatchi Gallery) ve sanat-koleksiyoncusu Charles Saatchi’nin dikkatini çekmiş, sanatçı ile tanışan Saatchi, 1997 yılında Royal Academy’deki (Londra Kraliyet Sanat Akademisi) “Sensation” sergisinde, Mueck’in “Ölü Baba” isimli erken dönem heykeline, sergilenen diğer yapıtlar arasında yer vermiştir. “Ölü Baba” sanatçının kendi saç telini kullandığı tek çalışmasıdır. Bununla birlikte genellikle fiberglas (cam lifi), silikon ve karışık malzeme kullanarak gerçekleştirdiği heykeller birçok evreden geçerek son halini alırlar. Sanatçı heykelin pozunu belirlemek için öncelikle fotoğraftan ya da gerçek modelden faydalanarak kilden bir seri küçük model yapar. Daha sonra heykelin boyutlarını belirlemek amacıyla çizimler gerçekleştirir. Sonraki aşama figüre ifade ve dokusunu vererek şekillendirmektir. Çalışacağı figür çok büyük ise önce metal bir çerçeve yapar, bu çerçeveyi telle bir ağ gibi örer ve alçı şeritler ile kaplar ve son olarak tüm yüzeyi kil ile kapatır. Kilden yapılı bu figürü kullanarak bir kalıp oluşturur ve silikon ya da fiberglas kullanarak heykelin dökümünü yapar. En son safha damarları boyama, hataları düzeltme ve her saç telini yerine yapıştırmaktır.
Mueck, insan formunu konu alan hiper-realist heykellerinde doğum, bebeklik, çocukluk, ergenlik, orta yaş, cinsel olgunluk, yaşlılık ve ölüm temalarını işler. Yapıtlarındaki mimik, poz ve boyut, izleyenin duyguları ile kaynaşırken izleyene heykellerin ruh durumunu anlamada da yardımcı olur.
1963 Malcolm W. Browne, ABD Budist rahip Thich Quang Duc, Güney Vietnam Hükümeti'nin din adamlarına eziyet etmesini kendini yakarak protesto ediyor. Rahip yanarak ölürken hiç ses çıkarmadı ve kıpırdamadı